modern fairytales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
modern fairytales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Çevrilmesini Dört Gözle Beklediğim Seriler



 1. Lunar Chronicles: Marissa Mayer'in kaleminden çıkan bu kitaplar, tam da benim gibi modern masal severlere uygun. Konusunu, yorumları gördükçe çıldırıyorum. Bu seride hem Cindrella, hem Kırmızı Başlıklı kız, hem uzaylılar var, distopya ve fantastik, modern masal... Kaçmaz :)) Ayrıca novellaları da bulunuyor.

Cinder (Lunar Chronicles, #1) Scarlet (Lunar Chronicles, #2) ...

2. Maze Runner: James Dashner'in bu serisini aslında çekilmekte olan filmiyle fark ettim. Baş karakterleri Skins'ten beri bayıldığım Kaya Scodelario ve hala Teen Wolf'ta hasta olduğum, öhöm öhöm, Dylan O'Brien paylaşıyor. Konusu ise ilgi çekici, bir labirente kapatılmış ve hiçbir şey hatırlamayan çocuklarla ilgili.

Maze RunnerThe Scorch Trials (Maze Runner, #2)The Death Cure (Maze Runner, #3)
               
 

  3. The Tiger Saga: Hint mitolojisi barındıran bu serinin yazarı Colleen Huck. Mitolojiye, Hindistan'a bayılan biriyim (Gemma Doyle üçlemesini benim gibi olanlara tavsiye ederim!), bunun yanında kitaba muhteşem kapakları sayesinde de vuruldum. Kitaplığımda orijinal kapaklarıyla olmalarını o kadar çok isterdim ki :) Konusu, Kelsey adındaki bir kızın çalıştığı sirkte kaplanla kurduğu bağ ve çözmeye çalıştığı binlerce yıllık bir lanet.
    Tiger's Curse (The Tiger Saga, #1) Tiger's Quest (The Tiger Saga, #2) 
     Tiger's Voyage (The Tiger Saga, #3) Tiger's Destiny (The Tiger Saga, #4)
     
 4. Delirium: Lauren Oliver'ın serisi bu aralar çok konuşuluyor. Eşleşme'nin çevrildiği gibi, benzer konuya sahip bu distopyanın da yakında çevrileceğine inanıyorum. Bu kitapta ise aşkın bir hastalık gibi görüldüğü ve kurtulmak için tedavi olunan bir gelecekten bahsediyor. Kapaklarını şahsen pek beğenmedim, daha yaratıcı ve güzel bir tasarım yapabilirlerdi. Ayrıca birçok novellası da var. 

Delirium (Delirium, #1) Pandemonium (Delirium, #2) Requiem (Delirium, #3)

 5. The Iron Fey : Iron Fey'de, changeling teması işleniyor. Bu tema, orijinal dilinde Amanda Hocking'in Trylle serisini okurken ilgimi çekmişti, orada troller değiştirilirken, Iron Fey serisinde periler çocuklar ile yer değiştiriyor. Perileri sevenler için oldukça güzel bir seri olduğunu duydum, birçok peri çeşidinin bulunduğu ve Julie Kagawa'nın yaratıcılığını iyice konuşturduğu bir seriymiş :) Ayrıca yine novellaları var, bu aralar novellalar çoğaldı mı ne? Her serinin novellaları var :D
The Iron King (The Iron Fey, #1) The Iron Daughter (The Iron Fey, #2) The Iron Queen (The Iron Fey, #3)  The Iron Knight (Iron Fey, #4)


 6. Airhead: Meg Cabot en sevdiğim yazarlardan biri. Airhead oldukça ilgi çekici, aslında Artemis Yayınları tarafından ilk kitabı "Beyinsiz" adı altında çevrildi ama herhalde beklenen ilgi gelmeyince devamı gelmedi. Konusu, Em Watts adındaki karakterimizin, bir kaza sonucu beyin ameliyatı geçirip kendini bir süpermodelin, Nikki Howard'ın yerinde bulmasını anlatıyor. Umarım diğer kitapları da çevrilir de mahrum kalmayız bu seriden :D Anlatımı, karakterleriyle güzel bir chick-lit.

Airhead (Airhead, #1) Being Nikki (Airhead, #2)  Runaway (Airhead, #3)Beyinsiz

Türkiye edisyonunu kesinlikle daha çok beğendim :)

İşte böyle, bir yazının daha sonuna geldik. Sizin de önerileriniz varsa, yorum yapabilirsiniz, bu beni mutlu eder :)

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Kitap İncelemesi : Beastly - Alex Flinn

       Beastly





 "Çirkin bir yaratığa dönüşmüştüm.

Aynaya bakakalmıştım. Bir hayvandım artık, tam olarak bir kurt, ayı, goril ya da köpek değil, ama ayakta durabilen, neredeyse insan sayılabilecek ama insan olmayan korkunç bir türün örneğiydim. Ağzımdan köpek dişleri çıkıyordu, parmaklarım pençeleşmişti ve her yerimden tüyler fışkırıyordu. Sivilceli ya da ağzı kokan insanları küçümseyen ben, bir canavara dönüşmüştüm.

Peri masallarından mı bahsettiğimi düşünüyorsunuz? Kesinlikle hayır. Yer, New York şehri. Zaman, günümüz. Bu herhangi bir şekil bozukluğu ya da hastalık değil. Sonsuza kadar bu şekilde bir yaratık olarak? kalacağım, tabii büyüyü bozmanın bir yolunu bulmazsam.

Evet, İngilizce sınıfımdaki kızın bana yaptığı büyüden bahsediyorum. Neden beni gündüzleri saklanan ve geceleri etrafta gizli gizli dolaşan bir canavara dönüştürdü? Size anlatacağım. Size eskiden nasıl yerinde olmak istediğiniz zengin, kusursuz bir görünüşü ve hayatı olan adam Kyle Kingsbury olduğumu anlatacağım. Ve sonra nasıl kusursuz bir... canavar olduğumu."
   
        
Merhaba sevgili okurlar (en azından okurum olduğunu varsayıyorum) ! İlk kitap eleştirimle karşınızdayım!
Bu kitapta normalde hiç yapmadığım bir şeyi yaparak önce filmini izleyip sonra kitabı okudum. Her zaman olduğu gibi açık ara kitabın daha iyi olduğunu bir gerçek, tavsiyem kitabı önce okumanız. Filmini de başarılı bulduğumu söylemeden edemeyeceğim, sonuçta sadece Alex Pettyfer için bile izlenebilir J
Şu aralar gözüme çok fazla modern masal uyarlamaları çarpıyor, Beastly de modern bir “Güzel ve Çirkin” masalı. Çirkinimiz Kyle Kingsbury, ilk başlarda çirkinlikten “dış görünüş” olarak çok uzak bir karakter. Çok yakışıklı, yakışıklılığı sayesinde hep özel muamele görmüş, sığ, insanları paralarına ve görünüşlerine göre değerlendiren, burnu havada bir genç. Çirkinlikle alay etmekten büyük bir zevk alıyor, ta ki Kendra ile karşılaşıncaya kadar. Kendra, Kyle’ın bu korkunç, duyarsız davranışlarından bunalmış bir cadı ve ona ders vermek için dış görünüş olarak bir canavara dönüştürüyor. Kusursuz Kyle’ın, insanların sivilceleri, dişleri ile alay eden Kyle’ın bir canavara dönüşmesini düşünebiliyor musunuz? Kyle’ın bu büyüyü bozmasının tek yolu, onu, canavar dış görünüşle bile sevecek bir kız bulmak.
                              
       

Sanırım kitapta en beğendiğim bölümler, gerçekten bencil bir pislik olan Kyle’ın bu büyü sayesinde nasıl değiştiği ve kendini bulduğu oldu. Eski davranışlarından pişmanlık duyması, kendine yeni bir isim vermesi ve gerçek aşkın ne olduğunu anlaması gerçekten çok güzel anlatılmıştı. Ayrıca kitapta güzel düşünülmüş chat bölümleri var, açıkçası o bölümlerin gelmesini sabırsızlıkla bekledim. Bu bölümlerde Kyle gibi değişen başka ilginç karakterlerle tanışıyoruz. Mesela Kurbağacık benim favorim oldu. Alex Flinn’in diğer kitapları da umarım dilimize çevrilir, çünkü chatlerdeki karakterler ve Kendra ile ilgililer, kitabı okuyunca onların da hikayesini merak edeceğinize eminim.
Beastly’yi kaçırmamanızı tavsiye ederim :) 
       Beastly